ateş

ateş

температура, жар, огонь, стрельба

Vücuduna girdiğinde onun ateşinin çıkmasına ve halsiz düşmesine neden olmaktaymış

Когда он попадал в его организм, то вызывал жар и слабость

Gece yemeği için ateş yakıp etrafında oturuyorlardı

Они развели костер и уселись вокруг него за ночной трапезой